Güçlü Yapısıyla Bazalt Taşları

  • 20 Ocak 2016
  • 1.435 Görüntüleme

Dünya üzerinde artan nüfus, inşaat alanlarında büyük yapılara ihtiyaç olduğunu gösterirken, barınma ve ulaşım yapılarında kullanılmak üzere doğadan yardım alınmaktadır. Zengin içeriğiyle birçok farklı maddeye ev sahipliği yapan doğa, pek çok sert maddeyi içerisinde barındırmaktadır. Bunlardan biri olan bazalt, özellikle köprü inşaatları ya da yol asfalt çalışmalarında tercih edilirken, sert yapısıyla da bu yapıların dayanıklılığında önemli rol oynamaktadır.

 

Günümüzde pek çok yapı, doğanın bizlere armağan ettiği maddelerden oluşurken, bunlardan en dikkat çekici olanı bazalttır. Dolayısıyla, akla ilk olarak bazalt nedir sorusu gelmektedir. Volkanik kütlelerden biri olan bazalt, çok sert bir yapıya sahiptir. Siyah rengi ile genellikle dünya üzerinde Afrika bölgeleri, Hindistan ve Kuzey Amerika’da bulunan Columbia nehri yakınlarında oldukça izine rastlanan bazalt, bu bölgelerde yer alan inşaat dünyasının da önemli bir ham maddesini oluşturmaktadır.

Bölgelerde yaşayan pek çok insanın dahi bazalt nedir sorusuna bir fikrinin olmadığı yerlerde, birçok sermaye sahibi insanlar, yatırımlar yapmakta ve bunları ulaşım sanayisinde kullanmaktadır. Ülkemizde de Boyabat, Siverek ve Tokat yörelerinde adına sıkça rastlanılmaktadır. Dünya üzerinde en çok görülen taşlardan biri olan bazalt, Hindistan’ın Dekkan bölgesinde 2000m kalınlığında yer alarak, ülkenin üçte birlik bir kısmı büyüklüğündedir.
Bazalt, içerdiği yapısı itibariyle, basınçlara ve doğa koşullarına karşı dayanıklılığa en yüksek sahip taşlardan birisidir. Bu amaçla, kaldırım, köprü ve yol yapımlarında oldukça kullanılmaktadır. Benzer özelliklere sahip granit taşlarından daha dayanıklı bir nitelik taşıyan bazalt, ülkemizde de inşaat alanında kullanılmaktadır. Bu taş ile birlikte, her türlü aşınmalara göğüs geren sert setler oluşturulurken, uzun süre dayanıklılığı ile de insanlara güven vermektedir. Dünya üzerinde, çok sık rastlanıldığından da özellikle yapı sektöründe tercih edilen bazalt, ekonomik yönüyle de artı kazanmaktadır.

Yerkabuğundan dışarı fışkıran lavların soğumasıyla birlikte oluşan bazaltlar, yayıldığı geniş alan itibariyle, devasa kütleler oluşturabilmektedir. Yukarıda verdiğimiz, Hindistan’ın Dekkan bölgesindeki bazaltlar ise, bu duruma iyi bir örnektir. Akışkan yapısıyla dikkat çeken bazalt, kütleler halinde soğurken çeşitli sütunlar oluşturduğu da görülmektedir. Bahsi geçen durumu ise en iyi anlatan örneklerden birisi, İskoçya’nın Staffa Adası’nda yer alan Fingal mağarasındaki sütunlardır. Ayrıca, volkanik dağlara sahip pek çok coğrafya üzerinde rastlayabileceğimiz bu kayalar, dünyanın geçirdiği evreler sonucunda soğuyarak bugünkü şeklini almıştır.

 

Bugün, adımımızı attığımız her yerde bazalt taşlarına rastlamak mümkündür. Elbette, tüm bu bilgiler dikkate alındığında bazalt nedir sorusunun sadece yapılarda kullanılan taşlar olduğu söylenmemelidir. Zira okyanuslarda bulunan yanardağ patlamaları da, lavları açığa çıkarmakta ve soğumasıyla bazaltları oluşturmaktadır. Öyle ki, bugün İzlanda ve Hawaii adalarının, okyanus tabanlarında gerçekleşen bu patlamalar sonucunda oluştuğu kanıtlanmıştır. Zengin bir yapıya sahip bazalt taşları ise içerisinde, feldispat, demir ve olivin gibi çok güçlü mineralleri bulundurmaktadır.

 


Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?